S0060-Dağılır Dizeler Geceye

Dağılır dizeler geceye,
Hece hece bölünür karanlıklar.
Saçılır sarışın buğdayı rüyamızın,
Kara toprağına Veysel’in...
Darda, yoksullukta,
Dağda, ovada, okulda,
Bir martı çığlığında,
Ve en dertli dolunayın
Gamzesinde filizlenir.
Pare pare böler
Bir ananın kırlangıç yüreğini;
Kırmadan, dökmeden...
Çoban kavalında türküdür,
Köroğlu sazında isyan…
Süttür beşikte ağlayan bebeye,
Alacalı ceylan yavrusuna
Avcı insafıdır can telaşında…

Umut bitmez karanfil kokulu gecede.
Sevda bitmez
Yeryüzünde tek bir aşık kalana dek.
Dipsiz kuyularda bir damla ışıktır,
Süzülür çaresizliğin son deminde...

Gökkuşağında turuncu olur bazen,
Kayın ormanında lacivert…
Mahzun bir söğüt dalının
Yeşillenmiş perçeminden dökülür
Bin yıllık hasret….

Yıldızları katık ederim sonra aşıma,
Dindirmez açlığımı senin kadar
Şu uçsuz bucaksız gökyüzü…
Sağır denizler gibiyim şimdi,
Duymadan yaşarım, öylesine
Kendi dalgalarımın sesini.
Dünyanın diğer ucundan gelmiş
Yorgun bir kervan gibi,
Konaklayacak yer arar
Bir yaranın en taze yerinde…

Ah rüyamızın,
Rüyalarımızın sarışın buğdayı….
Serpilir en zifir gecesinde Nisan’ın...
Gümüş rengi yakamozlar gibi
Seni anlatan dizelere….

 

 

 

 

S0060


   

02.04.2017

Devrim Bozdağ